Ana Sayfa Arama
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Isparta İçin En Büyük Yalan: ‘Yıkıcı Deprem Olmaz’”

Isparta Mimarlar Odası Başkanı Yüksek Mimar Caner Ataseven, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, deprem gerçeğiyle yüzleşilmediği sürece benzer acıların kaçınılmaz olduğunu vurguladı.

Isparta Mimarlar Odası Başkanı

Isparta Mimarlar Odası Başkanı Yüksek Mimar Caner Ataseven, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde yaptığı açıklamada, deprem gerçeğiyle yüzleşilmediği sürece benzer acıların kaçınılmaz olduğunu vurguladı. Ataseven, “6 Şubat bir doğa olayı değil, yıllardır bilinen bir gerçeğin bilerek ertelenmiş sonucudur. Bu kader değil, tercihtir” sözleriyle dikkat çekti.

Deprem öncesinde alınması gereken önlemlerin hayati önem taşıdığına işaret eden Ataseven, yaşanan büyük kayıpların aslında önlenebilir olduğunu belirterek, “En acı olan neydi biliyor musunuz? Yüz binlerce insanımızın depremden sonra değil, depremden önce kurtarılabilecek olmalarıydı. Bugün hepsi hayatta olabilirdi” dedi.

“6 ŞUBAT BİR FELAKET DEĞİL, BİR SONUÇTUR”

Ataseven açıklamasında, 6 Şubat depremlerinin bir felaket olarak tanımlanmasının gerçeği perdelediğini ifade ederek, “6 Şubat bir felaket değildi. 6 Şubat bir sonuçtu. Yıllardır bilinen riskler görmezden gelindi, bilim insanlarının uyarıları ertelendi, denetimsizlik olağanlaştırıldı. Bugün ‘bir daha olmayacak’ diyenlere soruyorum: Ne değişti? Hangi sistem değişti? Hangi zihniyet değişti?” diye konuştu.

Toplumsal hafızanın kısa olduğuna dikkat çeken Ataseven, anma törenlerinin samimi bir yüzleşmeye dönüşmediği sürece anlamını yitirdiğini belirterek, “Bugün anma yapıp yarın aynı sistemi sürdürüyorsak, bu yas değil, toplu bir ikiyüzlülüktür” ifadelerini kullandı.

“ÖVÜNMEMİZ GEREKEN ENKAZDAN KURTARILANLAR DEĞİL, YIKILMAYAN BİNALAR OLMALI”

Türkiye’de afet sonrası yapılan çalışmaların yanlış bir gurur anlayışıyla sunulduğunu dile getiren Ataseven, “Biz enkazdan kurtardığımız insan sayısıyla gurur duyarken, Japonlar göçmeyen binalarıyla gurur duyuyor. Övünmemiz gereken, enkaz altından çıkarılan insanlar değil; depremde yıkılmayan binalar ve hayatta kalan vatandaşlarımız olmalıydı” dedi.

Deprem sonrası inşa edilen toplu konutların da çözüm olarak sunulmasını eleştiren Ataseven, asıl başarının deprem olmadan önce güvenli yapılaşmayı sağlamak olduğunu vurguladı.

“ISPARTA’DA DEPREM OLUR AMA YIKICI OLMAZ” SÖZÜ EN BÜYÜK YALAN

Isparta özelinde kamuoyunda sıkça dile getirilen “Deprem olur ama yıkıcı olmaz” söyleminin büyük bir yanılgı olduğunu ifade eden Ataseven, “Bu cümle bilgisizlik değil, bilerek kendini kandırmadır. 1417’de oldu, 1646’da oldu, 1914’te oldu, 1971’de oldu. Fayların hafızası var, bizim yok” dedi.

Ataseven, Isparta için asıl sorunun “Deprem olur mu?” değil, “Bir sonraki büyük depremde hangi yapılar mezara dönüşecek ve neden buna göz yumuldu?” olması gerektiğini söyledi. En gerçekçi deprem senaryosunda sorulacak tek sorunun, “Bu risk bu kadar belliyken neden hiçbir şey yapılmadı?” olacağını belirten Ataseven, bunun cevabının ise “Çünkü ertelemek daha rahattı” olduğunu dile getirdi.

“KATILIM OLMADI, AYNI İLGİSİZLİK DEVAM EDİYOR”

Mimarlar Odası olarak deprem konusunda farkındalık oluşturmak için yaptıkları çalışmalara da değinen Ataseven, çarpıcı bir örnek paylaştı. 5 Şubat 2023’te odalarında deprem hazırlığına yönelik bir program düzenlediklerini belirten Ataseven, “İki kurum dışında hiçbir devlet kurumu katılmadı. Piyasadaki mimarlar ve mühendisler bile gelmedi. Bir gün sonra yüzyılın felaketi yaşandı ve yüz binlerce insanımızı toprağa gömdük” dedi.

Aradan üç yıl geçmesine rağmen tabloyun değişmediğini ifade eden Ataseven, “Üç yıl sonra, yine bir 5 Şubat’ta, yine deprem konulu bir seminer yaptık. Yine iki kurum dışında hiçbir kamu kurumu, piyasadaki mimarlar ve mühendisler katılmadı. En az 6 Şubat kadar acı olan bir diğer gerçek de budur” diye konuştu.

“EĞİTİM VE DENETİM OLMADAN BU DÖNGÜ KIRILMAZ”

Deprem güvenliği konusunda eğitim ve denetimin vazgeçilmez olduğuna dikkat çeken Ataseven, “Proje çizen, şantiye şefliği yapan, müteahhitlik yapan mimar ve inşaat mühendislerini deprem konusunda eğitemediğimiz sürece; kamu kurumlarını bu konuda somut icraat yapmaya zorlayamadığımız sürece afetlerde hep birlikte ölmeye kaldığımız yerden devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Açıklamasının sonunda toplumun duyarsızlığına da göndermede bulunan Ataseven, “Ya da en iyisi mavi hapı alıp ‘unutmayacağız’, ‘Allah tekrarını yaşatmasın’ gibi klişe cümleleri paylaşıp bir 6 Şubat yıl dönümünü daha böylece geçiririz. Her yıl olduğu gibi…” diyerek sözlerini tamamladı.