Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Kentsel Dönüşüme Devlet Destek Vermeli!”

Isparta İnşaat Mühendisleri Odası

Isparta İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı İnşaat Yüksek Mühendisi Şeref Korkmaz, 6 Şubat tarihinde yaşanılan depremden sonra ülkenin depreme hazır olmadığını belirtti.

Isparta İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı İnşaat Yüksek Mühendisi Şeref Korkmaz, 17 Ağustos ve 6 Şubat depremlerinde ortaya çıkan can ve mal kayıplarının nedeninin şimdiye kadar çoktan alınması gereken önlemlerin alınmaması olduğuna dikkat çekti. Korkmaz, Türkiye’de herkesin üstüne düşen görevler olduğunu, hükümetin üzerine düşen görevin mevzuat yenilemek, inşaat mühendislerinin insanları bilgilendirmek ve bu konuda kendi üyelerini yetiştirmek olduğunu söyledi. Korkmaz, “Isparta Belediyesi Isparta’yı depreme hazırlamak ve bu bağlamda yapılması gereken en önemli noktalardan bir tanesi de kentsel dönüşümdür. Depremde gördük ki yıkılan yapılar 2000 yıl öncesi yapılan eski binalar. Bunların yeniden revize edilmesi gerekiyor” dedi.

“VATANDAŞLAR BİNALARINI KENTSEL DÖNÜŞÜME SOKMAK İSTEMİYOR”

Yapılacak olan kentsel dönüşümlere devletin destek vermesi gerektiğini vurgulayan Isparta İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Korkmaz, “Kentsel dönüşümle ilgili yeni bir karar resmi gazetede yayınlandı. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde kentsel dönüşüm daire başkanlığı kuruluyor. Bunların taşra teşkilatları da oluşacaktır. Hedef depremden dolayı binalarımızı yenilemek. Belediye öncülük etmediği sürece görüyoruz ki mevcut kentsel dönüşüm yasasıyla sadece binanın kendi dönüşümünü yapıyoruz. Kentsel dönüşümde hükümetin vermesi gereken destekler var, değiştirilmesi gereken noktalar var. Hükümet kentsel dönüşümde müteahhitlere teminat zorunluluğu getirdi ama normal kentsel dönüşüme girmeyen yapılarda bu teminat zorunluluğu yok bunların birleştirilmesi lazım çünkü vatandaşlar binayı kentsel dönüşüme sokmak istemiyor” diye ifade etti.

“KENTSEL DÖNÜŞÜME TEŞVİK GEREKİYOR”

Korkmaz, “Hükümetin her iki tarafa eşit dağılım yapması gerekiyor. Belediyenin insanları kentsel dönüşüme teşvik etmesi gerekiyor. Belediye Anadolu Mahallesinde imarda düzenleme başlattı. Önemli bir yerden başlıyorlar ama bizim faktörlerimiz var. Özellikle yapı envanterinin çıkartılması gerekiyor. Sadece yapının sayısı değil yapılan binanın yapıldığı yıl, üzerinde herhangi bir değişiklik olmuş mu, projeye uyumlu mu, o bölgedeki insan yoğunluğu bunları birleştirerek öncelik belirlemek gerekiyor. Belediyenin yapmış olduğu çalışma çok güzel ama Anadolu Mahallesinden başladı, çünkü burası kooperatif bölge olması daha rahat hareket edecek olmasıdır. Ama yarın bir deprem olduğunda Anadolu Mahallesi yıkılmayıp da merkezdeki başka bir yoğunluktaki mahalle yıkılırsa buna neler yapacaklar?” diye sorguladı.

“GENELGEYE GÖRE HAREKET ETMELİYİZ”

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının yayınlamış olduğu kentsel dönüşüm stratejisi belgesi vardı. Bunu baz alarak alanlarını belirleyip çalışmalıyız. Kentsel dönüşümü Gülistan Mahallesinde gördük ki sadece yapının bulunduğu bir alandaki değişiklikle değil, alt-üst yapısıyla, yeşil alanlarıyla bir bütün ele alınması gerekiyor. Bir yerde kentsel dönüşüme giriliyorsa suyu, kanalizasyonu, yeşil alanı, sosyal donatısı bunların hepsini birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Bunun için belediyeye büyük görev düşüyor.

“YAPILARIMIZI YENİLEMEKTEN BAŞKA ÇAREMİZ YOK”

Biz odalarda bu bağlamda hem üyelerimizi yönlendirerek hem halka doğru konuları anlatarak bir noktaya gelmemiz lazım ki depremden kaçalım. Mevcut yapılarımızı yenilemekten başka çaremiz yok. 6 Şubat depreminde yıkılan binaların tamamı mühendislik hizmeti almayan mühendislik hizmeti almış olsa dahi üzerindeki malzemelerin ömrünün geçtiği eski yapılar bundan dolayı kentsel dönüşüme önem verilmesi gerekiyor. Belediyenin öncülüğünde çalışılması lazım. Ada bazında yapılan dönüşümlerle bu iş çözülmez. Belediyelerin bu olaya siyasi gözle bakmaması lazım, bir bölgenin kentsel dönüşümü ilan edildiğinde halkın karşı çıkması veya siyasi birisinin bir talebi geldiğinde bu iş olmaz dememek lazım. Ne olursa olsun kentsel dönüşüme yoğunlaşmak gerekiyor.

Belediyeler siyasi evler ister istemez böyle şeyler oluyor. Bir mahallede kentsel dönüşüm ilan edildiğinde artık o mahallede yeni bir ruhsata izin vermemek gerekiyor. İmarda gerekli düzenlemeleri yaparak bundan sonra ada bazlı çalışmalar yapmak gerekiyor. Kentsel dönüşüm ve deprem bir bütün. Kentsel dönüşümü sadece bina yenilemek olarak görmemek lazım. Halka binalarınızı yenileyeceğiz dediğinizde vatandaş çalışıp aldığı daireyi kentsel dönüşüme verdiğinde yeni bir bina almış kadar masraf ediyor. Bunun için hem vatandaşı hem müteahhitleri cezbedecek güzel seçenekler sunmak gerekiyor.

“ÖNCESİNE DEĞİL, SONRASINA HAZIR OLUNMASI GEREKİYOR”

Çevre ve şehircilik bakanlığı 2018 yılında yayınladığı her ile gönderdiği kentsel dönüşüm strateji belgenizi hazırlayın dedi. Yani il de neler yapılacak bunu bir bütüncül olarak düşünüp yap dedi. Teknik ekip eksikliğinden dolayı biz Isparta olarak bunu hâlâ yapamadık. 3 yıl önce Isparta depreme hazır değil açıklaması yapmıştım bana dediler ki biz depremden sonrasına AFAD olarak hazırız. Biz deprem sonrasına değil öncesine hazır olmak istiyoruz. Biz çalışmalarımızı yapıyoruz Çevre ve Şehircilik Bakanlığı bünyesinde alt komisyonlar kuruldu. Biz üyelerimizden yönlendirme yapıyoruz. Yaptığımız bir deprem çalışmasında Isparta’nın zemini ponza ve bu zeminin deprem esnasında nasıl tepki verdiğini bilmiyoruz. Bununla ilgili hiçbir çalışma yapılmamış. Isparta Belediyesi yapmak için bir faaliyete geçti. 60 milyonluk bir bedelden bahsediyorlar ve yapacaklar. Ben şunu merak ediyorum bugüne kadar üniversite ponzanın deprem esnasında nasıl tepki vereceğini merak edip araştırma yapmadı. TÜBİTAK’a proje hazırlamadılar. Çıkan yeni yönetmeliklerden dolayı fore kazıklar yapıyoruz. Hocamızın birisi belki deprem esnasında bu kazıklar patlayacak, yarılacak, kırılacak dedi. Çünkü bununla ilgili bir çalışma yapılmamış.

“HERKES AYNI KALİTEDE EĞİTİM ALMIYOR”

Bizim en büyük sıkıntılarımızdan bir tanesi üniversitedeki öğrenci sayıları 165 bin inşaat mühendisi var herkes aynı kalitede eğitimi alamıyor. Mezun olup geldiğinde biz proje yapma yetkisi veriyoruz. Artık Yeni bir yönetmelik geldi yeni mezunlar belirli bir sene 4 kat üstünü yapamayacak güzel bir şey ama yetmiyor. Yetki mühendislik yasası diyoruz. Oda olarak bunun üzerinde duruyoruz. En kaliteli mühendisi hazırladım en kaliteli projeyi yaptım fakat ustam kaliteli değilse veya denetimi kaliteli yapmadıysam sıkıntı oluyor. Her şey dört dörtlük yapılsa bile iskandan sonra kolon kesilmesi durumunda yine sorun oluyor. Bunun için işin başından iskan alana kadar başında bekleyip daha sonra 4-5 yılda bir binaları yeniden kontrol etmemiz lazım. Yaptığımız bir bina projesinde alt katı kırtasiye, market gibi yapıp fırın açıldığında bu binanın soğuk sıcak etkileşimi binaya özellikle kolonlara zarar görecektir. Halkı ve gençlerimizi bilinçlendirmek lazım. Örneğin; bir eve taşındığımızda veya satın aldığımızda binanın depreme dayanıklı olup olmadığına bakmamız lazım. Binalarda karekod olması lazım binanın projesini hangi mühendisin yaptığını görüp rahat etmeliyiz. Depremle yaşamayı öğrenmemiz lazım. Sürekli deprem yönetmeliğinin değişmesi yanlış. Deprem yönetmeliği değiştirilemez olmalı özellikle imar afları olamamalı ben imar barışı vatana ihanettir diyorum birisi memnun olacak diye diğerinin hakkına girmemeli bu da anayasanın 3. Maddesi kimse kimsenin yaşama hakkını elinden alamaz bu konuda benim için böyle” ifadelerini kullandı.